Yıldırım Demirören de dediğimize geldi ve Şerefli 2.likten söz etti, hem de insanların gözünün içine baka baka. Ama şu da bir gerçek kendi söyleminde diyorki sayın Demirören; “Maalesef Fenerbahçe’mizin adı bu olayda herkesten çok geçiyor. Çünkü reyting adına oluyor bunlar”.
Ne dersiniz Demirören Basın Baronluğuna giden yolda nerelerin ve kimlerin reyting alacağını mı çalışıyor acaba???? Biz zamanında az söylemedik, bakalım şimdi neler yapacaklar.
Öküz öldü ortaklık bitti mi???
Yoksa çok şükür diyip yine kutsal ittifakla mı devam edecekler.
Aslında bu 2 takımın adı geçince ya da yöneticilerinin adı geçince hiç te şaşırmıyorum. Tabii bir de fanatik taraftarları. Gülüp geçiyorum.
Sadece konuşmuş olmak için konuşulduğunda, yorum yapıldığında, ne kadar zavallı durumuna düşüyor insanlar.
İşte O Haber;
Demirören’den Cimbom’a şikeci iması!
Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, kürsüye çıktı ve Galatasaray yöneticilerinin gözlerinin içine bakarak şike imasında bulundu..
Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, TFF’yi seçime çağırdı. Demirören “Gerekirse verilen önergeyi geri çekelim, seçim kararı alalım” çağrısında bulundu. Demirören, sarı kırmızılı takımın Ankaragücü’nü 8-0 yendiği tartışmalı maçı hatırlatarak, “şerefli ikincilik şampiyonluklardan daha değerlidir” dedi.
Demirören kürsüye çıktığında herkes ne diyeceğini merak ediyordu. Ancak o ilk oku Galatasaray yöneticilerine gönderdi. Beşiktaş başkanı, sarı kırmızılı takımın temsilcilerinin gözünün içine baka baka adeta şike suçlaması yaptı..
Demirören, “Süleyman Seba, “Şerefli ikincilik” lafını 8-0′lık Galatasaray – Ankaragücü maçından sonra söyledi. Ben konuşmayacaktım ama Altay Kulübü Başkanı’nın sözlerinden sonra konuşma kararı aldım. Dur kardeşim, dur ve yerini bil.. 3 Temmuz’u kimse beklemiyordu. O günlerde Murat Özaydınlı, Aydınlar’ı arayıp işin gecikmesini rica etti olmadı. Kimse olacakları beklemiyordu. Hepimizin hedefi en kısa sürede karar almaktı. Alınacak karar kişileri memnun etmeyebilirdi.
Maalesef Fenerbahçe’mizin adı bu olayda herkesten çok geçiyor. Çünkü reyting adına oluyor bunlar. Hayır, 8 takım bu sürecin içinde. Bugünü milat olarak görmeliyiz. Başkan ve yönetim kurulu bugünlere iyi niyetle geldi. Ancak verilen önerge doğru bir önerge değil. Gerekirse verilen önergeyi geri çekelim, seçim kararı alalım. Çocuklarımız neden hala kavga bitmedi diyecek. Bu sürecin doğrusu mahkeme sürecini beklemektir. Adli sürecin sonucu beklenmelidir.”
Hatırlatalım mı? Çocuklar da bilsinler ( yeni nesil fanatikler için)
ŞEREFLİ İKİNCİLİK NEDİR?
92-93 sezonu. Şerefli ikincilikler lafının çıktığı dönemler ya da. İki takım kafa kafaya şampiyonluk mücadelesi veriyor. Beşiktaş İnönü’de Gençlerbirliği ile oynuyor ve maçı 3-1 alıyor. Ne var ki, bu galibiyet şampiyonluk için yeterli olmuyor. Galatasaray deplasmanda Ankaragücü’yle karşılaşıyor. Maçın sonucu ise 0-8.
Bu maçı üzerine yıllarca konuşulur. Ankaragücü kalecisi Zalad’ın yediği garip goller bilhassa kafa karıştırır, Yurdeşen Karahasan’ın kendisine şahsi prim verdiği iddia edilir. Öte yandan Ankaragücü takımı o sezon yine kendi evinde oynadığı maçta Beşiktaş’tan 6 gol yemiştir. Lakin bu olay bazı Galatasaraylı arkadaşların iddia ettiği gibi sezonun bitimine 2 hafta kala değil, 8 hafta önce oynanmıştır (22.haftaydı yanılmıyorsam).
Yıllar sonra bu maç hakkında konuşulurken yapılan espriler ise hoştur. Misal; “ikili averaj olayını Türkiye’ye getiren takım Galatasaray gibi..” ya da ” Zalad devre arasında oyundan çıkarıldı. Oradan yedek kulübesine, oradan da direkt Yugoslavya’ya. Kendisinden bir daha hiç haber alınamadı” gibi.
Bu olayda şike, şaibe var mıdır? Net bir şey söylemek zor. Her kafadan bir ses çıkmakta. Önce Galatasaraylıların savunmalarına bakmak gerek. O dönemin Galatasaray’ı İnönü’de Beşiktaş’ı 3-1, Kadıköy’de de Fenerbahçe’yi 4-1 yenmiştir. Buna ek olarak, o sezon bol gollü maçlar olduğundan bahsederler. Misal, Fenerbahçe’nin Karşıyaka’yı 7-1 yenmesi, aynı Karşıyaka’nın Ankara’da Ankaragücü’nü 5-0 yenmesi gibi. 1992-93 sezonun flaş(!) takımı Ankaragücü’ne 2 maçta hiç gol yemeden 10 gol atmıştır Beşiktaş. Onu da belirtelim..
Dönelim yine o sezona ait gündeme yansıyan bazı demeçlere.
Lig 28.haftaya kadar bir şekilde gelir. O hafta Galatasaray, ünlü hakemimiz Vahap Beyaz’ın (ki kendisinin adının zikredildiği hoş bir beste vardır, eskiler bilir) yönettiği maçta 9 kişi kalan Konyaspor’u 5-0 yener. Beşiktaş ise Kocaeli deplasmanından 2-0 galibiyetle döndüğü halde, liderliği kaybeder. İki takımın da puanı 62dir. Averajlarda ise +45 Gs ve + 43 Bjk şeklindedir.. Bu arada Galatasaraylı bazı yöneticiler her ne kadar 5 atsalar da, Konyaspor’u şerefsizlik ve teşvik primi almakla suçlarlar. Bazıları da Kocaelispor Teknik Direktörü Güvenç Kurtar’ın maçtan iki gün önce İstanbul’da kaldığını iddia ederler.
29. haftada ise derbi vardır. Ahmet Çakar’ın yönettiği sonucu merakla beklenen maçta, iki takım birbirini yenemez ve maç 1-1 biter. Bu arada maçta Gs bir penaltı kaçırmıştır.
Son haftaya girilirken, yazının başında da belirttiğim gibi Bjk’nin rakibi Gençlerbirliği, Gs’ninki ise Ankaragücü’dür. Bu iki takımın adı hafta boyunca teşvik primi, şike vb. söylemlerle anılır. Gençlerbirliği başkanı İlhan Cavcav:”Mazimiz tertemiz, böyle bir şerefsizliği kimse yapmaz. Teşvik priminin tek adı vardır o da şike. Buna alet olan kulüpte yaşayamaz” açıklamasını yapar. Ankaragücü başkanı Emin Gök ise “Teşvik primi almak bize yakışmaz. Bu olayı kınıyoruz. Galatasaray önünde futbolcularım onur mücadelesi verecekler” der.
Bütün bu olanların üstüne ileriki yıllarda rakiplerin korkulu rüyası olacak isim Adnan Polat devreye girer. “Bu lekeyi temizlemeleri lazım” giriş cümlesiyle Beşiktaş’ı topa tutar. Gençlerbirliği’nde maç öncesi kadro dışı kalan Kazım ve Kemalettin’in neden böyle bir uygulamaya tabi tutulduklarını sorgular ve şu cümleleri kurar;” Beşiktaş son beş yılda Gençlerbirliği’ni sadece bir kez yenebilmiş. Şimdi Beşiktaşlı futbolcular Gençlerbirliği’ne 8–10 gol atacaklarını söylüyorlar. Bunu neye güvenerek söylüyorlar? Gerçekten Beşiktaş çıkıp maçı 10–0 kazansa bile bir şaibe konuldu. Bunun üstüne bir çamur atıldı. Galatasaraylı taraftarlardan yüzlerce telefon geliyor, sessiz kalmamamızı istiyorlar. Artık bu iş sporu aştı, biz Ankaragücü’nü 1–0 yenersek Beşiktaş’ın 3–0 kazanması gerekiyor. Bu şaibeler altında Beşiktaş şampiyon olacaksa bizim söyleyecek bir şeyimiz yok. Böyle bir kupayı kabul ediyorlarsa alsınlar, biz öyle kupa istemiyoruz. Neden Türk futbolu ilerlemiyor diye konuşmamamız lazım, olay ortada.”
Bu olay üstüne Futbol Federasyonu , üç futbolcusunu kadro dışı bırakan ve takım kaptanına ağır para cezası veren İlhan Cavcav hakkında soruşturma dosyası açar. İlhan Cavcav ise bu kararı kendisinin değil İcra Komitesi’nin aldığını söyler.
Adnan Polat’a ilk cevabı Beşiktaş’ın efsane başkanı Süleyman Seba verir:“Adnan Polat’ın açıklamalarına yönetim kurulu olarak çok sinirlendik. O’nun seviyesine inmek istemiyorum. Bizim şampiyonluk şansımız Galatasaray kadardır, mühim olan dostlukların bozulmamasıdır. 90 yıllık Beşiktaş’a kimse dil uzatamaz. Beşiktaş şampiyonlukları hep bileğinin hakkıyla kazanmıştır. Beşiktaş ve Galatasaray kulüplerinin berrak geçmişlerini hiç yaşamamış, okumamış ve öğrenmemiş bir kişinin hezeyanlarını ciddiye almak niyetinde değiliz. Galatasaray’ın amacı çok bellidir, Beşiktaş – Gençlerbirliği maçını gündemde tutup, Ankaragücü – Galatasaray maçını kamuoyunun dikkatinden uzak tutmak. Bir süredir Beşiktaş’la ilgili polemikler üretip sorumsuz davranışlar sergileyen Adnan Polat, bu defa şanlı Beşiktaş tarihine dil uzatma cüretinde bulunmuştur. Bu hezeyanların ayrıntılarına girip O’nun seviyesine inmeyeceğimizi tekrarlarım.”
Adnan Polat ise bu açıklamaların kendisini tatmin etmediğini belirtir, öte yandan Ankaragücü kalecisi Zalad yaptığı açıklamada kendisi hakkında çıkan dedikoduları değerlendirir ; “Yedi yıldır Türkiye’de profesyonel futbol oynuyorum. İcraatım ortada. Maç günü sahaya çıkıp en iyi şekilde topumu oynarım.”
Yönetici Mehmet Cansun, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne başvuracaklarını açıklayarak Gençlerbirliği futbolcularının maç gününe kadar takip edilmesini istediklerini söyler. Herhangi bir kanıt bulunması halinde Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulanacakları bilgisini veren Cansun, kadro dışı bırakılan 3 futbolcu ile İlhan Cavcav’ın banka hesapların kontrol edilmesi gerektiğini ifade eder. Maçların oynanacağı gün Galatasaray Kulübü bir açıklama yaparak şampiyon olsalar da olmasalar da hem Gençlerbirliği hem de Beşiktaş’ı UEFA’ya şikayet edeceklerini açıklar. Yöneticiler, Avrupa basınında bile şike ve teşvik primi haberlerinin yer aldığını öne sürerek bu gazeteleri kanıt göstereceklerini ve şikayet dosyasının hazırlıklarına başladıklarını söylerler.
Dönelim tekrar 30 Mayıs 1993′e. Türk futbol tarihinin önemli günlerinden birisi olan 30 Mayıs 1993’te Beşiktaş, Gençlerbirliği’ni 3–1 yenerken ligin şampiyonu Ankaragücü’nü 8–0 yenen Galatasaray’dır. Galatasaray daha maçın 6 ıncı dakikasında ilk golü bulurken hakem Ünsal Çimen bu golde önce auta giden topa korner kararı verir, arkadan da kornerden gelen topta Stumpf’un rakibine yaptığı faulü atlar.
Maç sonu Beşiktaşılar, tabir-i caizse, Adnan Polat’a öfke kusarlar..
Ali Gültiken: “Bu kupa Adnan Polat’a yakışır. Galatasaray’a yakışmaz. Beşiktaş’a kimse dil uzatamaz.”
Rıza Çalımbay: “8-0’lık skoru Ankaragücü’ne yakıştıramadım. Konyaspor’a 5 tane gol atan takımın Ankara’da 8 gol atması şaşırtıcı. Gençlerbirliği’de çok iyi oynadı. Herhalde onlara da prim verdiler. Başta Adnan Polat olmak üzere Galatasaray’ı tebrik ediyoruz. Sezon boyunca bizimle uğraştılar.”
İhsan Kalkavan: “Adnan Polat’a iki çift sözüm var. Yanlışlıkla 8 golü biz atsak, onlar da 3–1 galip gelselerdi neler söyleyecekti. Tarih hiçbir zaman kirli işleri gizleyemez. Şike paçalarından akıyor.”
Süleyman Seba: “Şampiyon olmadığımız için hiç üzülmüyorum. Yeşil sahaların gerçek şampiyonu Beşiktaş’tır. Beni en çok üzen Türk sporunun bu hale düşmesidir. Tarihimize dil uzatanlar şimdi ne diyecekler acaba? Kimin ne yaptığı ortada.”
Asbaşkan Recep Yazıcı: “Türk futboluna teşvik primini Ergun Gürsoy, şikeyi ise Adnan Polat getirdi. Adnan Polat teneke kupayı istemediğini açıklamıştı. Acaba bu kupayı ne yapacak? Galatasaray yazdığı şike kitabının doktorasını Ankara’da yaptı. Kaleci Zalad’ın yediği goller şikenin en büyük kanıtıdır.”
Yönetici Yüksel Ülken: “Beşiktaş’a atılmak istenen çamur Adnan Polat’ın üstünde kaldı. Polat bu lekeyi ömrü boyunca taşıyacak.”
Yönetici Metin Keçeli: “Adnan Polat bizi UEFA’ya şikayet edecekmiş, biz de onları Türk kamuoyuna şikayet ediyoruz. Asıl şikeyi Galatasaray yapmıştır. Başkanımız Süleyman Seba bugüne kadar hep bizi susturdu. Bileğimizin hakkıyla şampiyonluklar kazandık. Ancak Galatasaray’ın Avrupa Kupalarında hakemlere verdiği dolarları kimse inkar edemez. Biz gerçek şampiyonuz.”
Adnan Polat: “Gençlerbirliği onuru için oynadı. Haysiyet savaşı verdiler. Onları tebrik ediyoruz. Beşiktaşlı futbolcuların benim aleyhimde konuşmalarına çok üzüldüm. Oysa ben onları her zaman göklere çıkarmıştım, demek ki yanılmışım.”
Mehmet Cansun: “İnanın her şey bizim bu işin üstüne gitmemizle değişti. Eğer biz konuşmasaydık, hakkımızı aramasaydık, Beşiktaş ile Gençlerbirliği’ni frenleyemezdik. Üstlerine gitmeydik kesinlikle şampiyon olamazdık.”
Ankaragücü ise 8-0’lık yenilgiden sonra yeni sezon için tepeden tırnağa yenileceğini açıklarken Zalad, Sabotiç, Erhan, Hayrettin gibi 9 isimle sözleşme yenilenmeyeceği belirtilir.
Ne oldu, zorunuza mı gitti?


